“Sosyal Medya Bağımlılığı “Photolurking” Gençleri Tehdit Ediyor”
Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Derya Canlı, sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ortaya çıkan yeni bir bağımlılık türü olan “photolurking” konusunda uyarılarda bulundu. Dr. Canlı, özellikle gençlerin yoğun şekilde maruz kaldığı bu davranışın psikolojik sağlık üzerinde ciddi olumsuz etkiler bırakabileceğini vurguladı.
PHOTOLURKİNG NEDİR VE NEDEN TEHLİKELİ?
Dr. Canlı, photolurking kavramını şöyle açıkladı:
“Photolurking, sosyal medyada paylaşılan fotoğrafları sürekli olarak izleme, beğenme veya yorum yapmadan takip etme davranışıdır. Kişi farkında olmadan başkalarının hayatını sürekli gözlemlemekte, kendi yaşamını başkalarıyla kıyaslamaktadır. Başlangıçta eğlenceli bir alışkanlık gibi görünen bu davranış, zamanla stres, kaygı, özgüven kaybı ve sosyal izolasyon riskini artırmaktadır.”
Araştırmalara göre, photolurking davranışı yoğun olan bireyler, gerçek hayatta sosyal ilişkiler kurmada zorlanabiliyor ve kendi hayatlarını yeterince tatmin edici bulamayabiliyor. Dr. Canlı, “Kişi, başkalarının mükemmel görünen hayatlarını sürekli takip ettikçe kendi yaşamında eksiklikler görmeye başlıyor. Bu da özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik dönemindeki bireylerde depresyon riskini artırıyor” dedi.
GENÇLER VE YENİ MEDYA BAĞIMLILIĞI
Dr. Canlı, gençlerin yeni medya bağımlılığı konusunda daha savunmasız olduğunu belirtti. “15-30 yaş aralığı, photolurking ve sosyal medya bağımlılığı açısından kritik bir dönem. Bu yaş grubundaki bireyler, sosyal medyayı yalnızca eğlence veya iletişim aracı olarak kullanmak yerine, hayatlarını başkalarıyla kıyaslama aracına dönüştürebiliyorlar” ifadelerini kullandı.
UZMAN ÖNERİLERİ: KONTROL VE FARKINDALIK
Amasya Üniversitesi öğretim üyesi, photolurking ve yeni medya bağımlılığıyla mücadelede ailelere ve eğitimcilere önemli görevler düştüğünü söyledi:
Ekran kullanımını sınırlayın: Günlük sosyal medya süresi belli saatlerle sınırlandırılmalı.
Gerçek yaşam aktivitelerini teşvik edin: Spor, sanat, hobi ve yüz yüze sosyal etkileşimler artırılmalı.
Farkındalık eğitimi: Gençler, sosyal medyanın yalnızca bir paylaşım platformu olduğunu, hayatın tüm yönünü yansıtmadığını öğrenmeli.
Profesyonel destek: Eğer photolurking ve sosyal medya bağımlılığı, kaygı ve depresyon belirtilerine yol açıyorsa psikolojik destek alınmalı.
Dr. Canlı, “Photolurking, görünmeyen bir bağımlılıktır. Kişi, kendisi farkında olmadan sürekli başkalarının hayatını izlemekte ve kendi yaşam memnuniyetini düşürmektedir. Bu durum fark edilmezse ciddi psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir” dedi.
Araştırmalar, photolurking süresi arttıkça kaygı, depresyon ve sosyal izolasyon risklerinin de arttığını ortaya koyuyor. Dr. Canlı, “Sosyal medya kullanımını tamamen yasaklamak çözüm değildir. Önemli olan bilinçli kullanım ve farkındalık eğitimidir. Gençlerimiz, sosyal medyayı kontrollü kullanmayı öğrenmelidir” dedi.
AİLELERE MESAJ
Dr. Canlı, ailelere şu uyarılarda bulundu:
Gençlerin sosyal medya kullanımını gözlemleyin ve gerektiğinde sınır koyun.
Çocuklar ve gençlerle sosyal medyanın zararları ve faydaları hakkında açık iletişim kurun.
Sosyal medyada geçirilen süreyi azaltmak için alternatif aktiviteler önerin.
Çocuklarda psikolojik değişimler gözlemlendiğinde vakit kaybetmeden uzman desteği sağlayın.
GENÇLERİN RUHSAL SAĞLIĞI İÇİN ÖNLEMLER
Dr. Canlı, gençlerin ruhsal sağlığını korumak için düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve yüz yüze sosyal ilişkilerin önemine de dikkat çekti. “Sosyal medya, hayatın kendisi değildir. Gençlerimizin kendi hayatlarını başkalarının paylaşımlarıyla ölçmemesi gerekiyor. Photolurking, kısa vadede zararsız görünse de uzun vadede ciddi psikolojik etkiler yaratabilir” dedi.
Dr. Derya Canlı, photolurking ve sosyal medya bağımlılığı konusunda erken farkındalığın hayati önem taşıdığını vurguladı. Gençlerin sosyal medya kullanımını bilinçli yönetmeleri ve gerçek yaşam aktivitelerine öncelik vermeleri gerektiğini söyledi. “Sosyal medya bir araçtır, hayatın kendisi değildir. Gençlerimiz bu farkındalığı kazandığında, hem psikolojik sağlıklarını koruyabilir hem de sosyal yaşamlarında dengeli kalabilir” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
Hanife Yeşilyurt
Tarih: 08-04-2026